a
Büşra G.

Büşra G.

05 Mayıs 2021 Çarşamba

    1500 beygirlik BATU başarıyla ateşlendi

    1500 beygirlik BATU başarıyla ateşlendi
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, sosyal medya sitesi Twitter’dan yaptığı paylaşımda, savunma sanayiinin motor teknolojisinde de emin adımlarla hedeflerine ilerlediğini belirtti.

    Demir, “Tank, muhtelif zırhlı araç ve makinalar için BMC Power tarafından geliştirilen 1500 beygir gücündeki ilk motorumuz BATU’nun ateşlemesi başarılı şekilde gerçekleşti. Bizim mühendisler yapıyor” ifadelerini kullandı.

    Demir paylaşımında, ilk ateşleme anlarına ait görüntülere de yer verdi.

    Kaynak: TRT Haber

    Devamını Oku

    Madencilik sektör ihracatı nisanda %70 arttı

    Madencilik sektör ihracatı nisanda %70 arttı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye’nin nisan ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 109 artışla 18 milyar 776 milyon dolar olarak gerçekleşirken, aynı dönemde 155 ülkeye 558 milyon 471 bin dolar değerinde madencilik ürünü ihraç edildi.

    Sektörün ihracatında son 12 aylık dönemde 4 milyar 778 milyon dolarlık dış satım gerçekleşirken, toplam ihracat ilk 4 aylık dönemde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40,2’lik artışla 1 milyar 772 milyon 905 bin dolar oldu.

    Madencilik ürünleri ihracatının Türkiye’nin toplam ihracatı içerisindeki payı nisan ayında yüzde 3 olarak gerçekleşti.

    Geçen ay Türkiye’nin 72 kentinden ürünün ihraç edildiği madencilik ürünlerinde toplam ihracatın 119 milyon 860 bin dolarını İstanbul gerçekleştirdi. Bu rakam, sektörün toplam ihracatının yüzde 21’ine denk geldi.

    İstanbul’un ardından en fazla madencilik ürünleri ihracatı gerçekleştiren diğer kentler, 110 milyon 209 bin dolarla Ankara, 54 milyon 487 bin dolarla Elazığ, 30 milyon 782 bin dolarla Kastamonu, 28 milyon 108 bin dolarla Antalya ve 23 milyon 477 bin dolarla Rize oldu.

    En fazla ihracat Çin’e

    Madencilik ürünleri sektörünün geçen ay en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke Çin olarak kayıtlara geçti. Çin’e nisanda 167 milyon 220 bin dolarlık ihracat yapıldı.

    Çin’i, 42 milyon 770 bin dolarla ABD, 40 milyon 34 bin dolarla İsveç, 24 milyon 922 bin dolarla Endonezya, 23 milyon 163 bin dolarla İspanya, 22 milyon 364 bin dolarla Bulgaristan ve 19 milyon 329 bin dolarla İtalya takip etti.

    Ülkelere göre sektörün dış satım hacmindeki değişime bakıldığında, miktar bazında en fazla ihracat artışı 59 milyon 422 bin dolarla Çin’de kaydedildi.

    Madencilik ürünleri sektörünün alt kalemlerinde ise nisan ayında sektörün ihracatına en büyük katkıyı 214 milyon 175 bin dolarla metal cevherleri yaptı.

    Bunu, 173 milyon 608 bin dolarla yontulmaya ve inşaata elverişli mermer, traverten, oniks, granit, ve diğer doğal madencilik ürünleri, 98 milyon 471 bin dolarla mineral maddeler ve 70 milyon 170 bin dolarla maden dışı ürünler takip etti.

    Nisanda 1 milyon 680 bin dolarlık mineral yakıtlar, 345 bin dolarlık da granit ham, kabaca yontulmuş veya blok madencilik ürünleri ihracatı yapıldı.

    “Kolektif bir başarıya imza atmak istiyoruz”

    TİM Sektörler Konseyi Maden Sektörü Başkanı Rüstem Çetinkaya, yaptığı açıklamada gelen verilerin, sektörün geçen yılın yaralarını hızla sarmaya başladığını gösterdiğini ve bu ivme ile ihracatta 2019 rakamlarını da geçerek kolektif bir başarıya imza atmak istediklerini ifade etti.

    Çetinkaya, metalik madenlerde birim fiyatları özelindeki artışın ihracat rakamlarına da olumlu yansıdığını belirterek, “Diğer yandan ülkemizin hem toplam ihracatının hem de sektör ihracatımızın önünde ciddi engeller teşkil eden sorunlarımız da yok değil. Navlun fiyatlarındaki fahiş artışlar, birçok satılmış hazır malzemenin tahsilatını ve sevkiyatını frenliyor.” ifadelerini kullandı.

    Doğal taş tarafında büyük pazarlardan biri olan Hindistan’da vaka sayılarının zirve yapmış durumda olduğunu anımsatan Çetinkaya, “Söz konusu durum ikinci çeyrek itibarıyla yavaşlamaya neden olabilir. İşlenmiş doğal taş özelinde en büyük ihracat pazarlarımızdan biri olan Suudi Arabistan’la ilgili belirsizlik ortamı da üreticilerimizin önünü görememesine neden oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    Kaynak: AA

    Devamını Oku

    5 maddede Türkiye’de savunma sanayii

    5 maddede Türkiye’de savunma sanayii
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    1- Geride kalan 19 yıl boyunca savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefi yolunda çalışmalar durmaksızın sürdürüldü.
    2- Bugün Türkiye, dünyanın ilk 100 savunma şirketleri listesinde yedi firmayla temsil ediliyor.

    3- İHA, SİHA ve TİHA üretiminde ise artık dünyanın ilk üç-dört ülkesi içerisinde yer alıyor.
    4- Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer alıyor.

    5- Türkiye artık küresel tedarikçilerin çıkardığı tüm zorlukları ve uyguladığı gizli-açık ambargoları kendi gücüyle aşabilen bir ülke hâline gelmiştir.

    Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı

    Devamını Oku

    Türkiye likit destekle devleri geride bıraktı

    Türkiye likit destekle devleri geride bıraktı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    IMF Mali İzleme Raporu‘na göre, salgın sürecinde TürkiyeG20‘nin yükselen ekonomileri arasında GSYH’sine oranla en fazla likidite desteği sağlayan ülke oldu.

    Çin’de Aralık 2019’da ortaya çıkarak tüm dünyaya yayılan Kovid-19, şu ana kadar 150 milyondan fazla kişiye bulaşırken 3,2 milyonu aşkın kişinin de ölümüne neden oldu.

    Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 11 Mart 2020’de “salgın” ilan ettiği yeni tip koronavirüs (Kovid-19), 100 yıldan uzun süredir görülen en kötü sağlık krizine yol açtı ve küreselleşen ekonominin temellerini benzeri görülmemiş şekilde sarstı.

    Sınırlar kapatıldı, küreselleşmede kırılma yaşandı

    Kovid-19’un salgın ilan edilmesinden bu yana geçen 14 ayda küresel çapta ekonomik faaliyet ve ticarette büyük sıkıntılar yaşanırken, milyonlarca kişi işini kaybetti.

    Salgın, gelişmiş ülkelerin sağlık sistemleri üzerinden ekonomilerini zorlarken, düşük gelirli ülkelerdeki mevcut sorunları da derinleştirdi. Uluslararası dayanışmanın sağlanması gereken bir dönemde ülkeler sınırlarını kapattı, uluslararası tedarik zincirlerinde ve küreselleşme kırılma yaşadı.

    Gelişmiş ekonomiler Kovid-19 salgınının yayılımını kontrol altına almaya çalışırken, gelişmekte olan ülkeler de insan hayatı, toplumsal bütünlük ve ekonomilerine yönelik daha önce görülmemiş bir tehditle karşı karşıya kaldı.

    Dünyanın dört bir yanında etkili olan salgın nedeniyle hükümetler, virüsün yayılmasını önlemek amacıyla karantina önlemleri uygulamak zorunda kaldı ve ekonomik hayatta kısıtlamalara gitti.

    Türkiye’nin salgınla etkin mücadelesi dikkati çekti

    Türkiye salgını kontrol altına almak için kapanma önlemleri uygulamak zorunda kalırken, salgının ekonomik etkisini azaltmak için destek ve teşvikler kapsamında kredi ve borçların yeniden yapılandırılması, piyasaya likidite desteği ve düşük faizli kredi olanakları gibi destek yöntemlerini kullandı.

    Uluslararası Para Fonu’nun (IMF), Mali İzleme Raporu’nun Nisan 2021 sayısına göre, salgın sürecinde vatandaşlarına en fazla destek veren ülkeler sıralamasında Türkiye, likidite destekleriyle benzer ülkeler arasında en üst sırada yer aldı. Türkiye‘nin içinde bulunduğu G20 yükselen piyasalar sınıfında Türkiye’den sonra Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika Cumhuriyeti geldi.

    IMF raporunda salgın süresince milli gelirin yüzde 9,4’ü oranında likit destek sağladığı belirtilen Türkiye, aynı kategoride değerlendirildiği Çin, Brezilya, Hindistan, Güney Afrika gibi ülkeleri geride bıraktı. Türkiye’ye en fazla yaklaşabilen ülke yüzde 6,2 ile Brezilya oldu. Rusya ve Çin ise bu alanda yüzde 1,5 ve yüzde 1,3 ile sıralandı.

    Türkiye’de ayrıca, Kredi Garanti Fonu kapsamında sağlanan kredilerin milli gelire oranı yüzde 6,4’ü buldu.

    “Türkiye’nin çok fazla mali manevra alanı var”

    Merkezi Londra’da bulunan Bluebay Varlık Yönetimi Gelişen Piyasalar Kıdemli Stratejisti Timothy Ash, Türkiye’nin G-20 ülkeleri içerisinde salgın sürecinde verilen mali destekle ilk sırada yer almasına ilişkin, “Bu Türkiye’nin mali borcunun Gayri Safi Yurtiçi Hasılasına (GSYH) oranla düşük olması nedeniyle Kovid-19 desteklerinde çok fazla mali manevra alanına sahip olduğunun altını çizmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Uluslararası finans piyasalarında yakından tanınan yatırımcı, piyasa uzmanı ve Singapur merkezli finans şirketi Beeland Interests’in Yöneticisi Amerikalı Jim Rogers ise, “ABD, Japonya ve İngiltere’nin yaptığı gibi Türkiye vatandaşlarını felaketten (salgının yarattığı ekonomik koşullardan) korumak için çok fazla şey yaptı. Türkiye (mali desteklerde) çoğu ülkeden çok daha fazlasını yaptı.” ifadelerini kullandı.
    Türkiye’nin salgının ekonomik etkilerini azaltmak amacıyla mali destek sağlarken mali disiplini de koruduğuna atıfta bulunan Rogers, gelişmiş ekonomilerin kamu borcuna oranla yüksek borçluluk oranlarına ilişkin, “Örneğin, Japonya, ABD ve İngiltere’de verilen desteklere ilişkin ciddi şüphelerim var. ABD’de gençler gelecekte devasa borç yüküyle karşılaşacaklar. Benim çocuklarım hayatlarının geri kalanında çok büyük problemlerle karşılaşacaklar.” değerlendirmesini yaptı.

    Sağlanan likidite destekleri

    IMF’nin raporuna göre , Türkiye’nin sağladığı likidite destekleri, öz sermeye takviyesi, krediler, varlık alımı veya borç üstlenimi, garantiler ve borç ertelemesi gibi yarı mali nitelikteki işlemleri kapsadı. Bu kapsamda, Türkiye Varlık Fonu (TVF), Kovid-19’dan etkilenen firmalara sermaye desteğiyle görevlendirildi.
    Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank, nakit akışları salgından olumsuz etkilenen firmaların anapara ve faiz ödemelerini en az 3 ay erteledi ve yeniden finansman sağladı.

    Salgın süresince kamu bankaları öncülüğünde, kredi kartı kredileri için geri ödeme sürelerinin uzatılması, düşük gelirli haneler için düşük faizli kredi paketleri, esnafların nisan, mayıs ve haziran geri ödemelerinin cezasız ertelenmesi, esnaflar için yeni düşük faizli krediler ve daha uzun geri ödeme süreli kredi kartları sağlanması, istihdamını koruyan firmalara kredi paketleri sunulması gibi olanaklar getirildi.

    Kamu bankaları ayrıca geçen yıl 1 Haziran’da konut alımları ve tüketici harcamaları için yeni bireysel kredi kampanyaları başlattı. Çiftçilerin vadesi dolacak kredileri de 6 ay ertelendi.

    Öte yandan, Ekonomik İstikrar Kalkanı destek paketi kapsamında, Kredi Garanti Fonu (KGF) kefalet limitiyle kullandırılan krediler için Hazine desteği 25 milyar liradan 50 milyar liraya yükseltildi.

    Hazinenin borcu

    Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’nin 31 Aralık 2020 itibarıyla brüt dış borç stoku 450 milyar dolar oldu. Stokun milli gelire oranı yüzde 62,8 olarak hesaplandı.

    Türkiye’nin net dış borç stoku da aynı dönemde 268,9 milyar dolar olarak belirlendi. Stokun milli gelire oranı yüzde 37,5 olarak kayıtlara geçti

    Hazine garantili dış borç stoku ise 14,8 milyar dolar oldu. Kamu net borç stoku bu dönemde 967,6 milyar lira olarak gerçekleşti. Stokun milli gelire oranı yüzde 19,2 olarak belirlendi.

    AB tanımlı genel yönetim borç stoku, 1 trilyon 994,4 milyar lira, bu rakamın milli gelire oranı ise yüzde 39,5 olarak hesaplandı.

    Kaynak: AA

    Devamını Oku

    Adalet Bakanlığı’nın dijital hizmetlerine BM’den ödül

    Adalet Bakanlığı’nın dijital hizmetlerine BM’den ödül
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü, salgın sürecindeki çalışmaları içeren projesiyle BM’nin bilgi ve iletişim sektöründen sorumlu kuruluşu Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından resen WSIS (Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi) 2021 Ödülleri’ne aday gösterildi.

    COVID-19 salgını sürecinde adalet hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesini sağlayan Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünce hazırlanan faaliyetler, dünyanın çeşitli yerlerinden bin 270 proje içerisinde yarıştı. Adalet Bakanlığı’nın dijital alandaki hizmetleri, WSIS Uzman Grubunun kapsamlı değerlendirmeleri sonrasında halk oylamasına sunulan 360 proje içinde yer aldı.

    Ödül töreni 18 Mayıs’ta

    Uluslararası prestiji olan ödül programında, Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü’nün hizmetleri, oylamada en fazla oyu alan projeler arasına girerek “e-çalışma” (e-employment) kategorisinde “bilgi teknolojileri kapsamında COVID-19 önlemlerimiz” (Our Actions Against Coronavirus COVID-19) başlığı altında WSIS 2021 ödülünü almaya hak kazandı.

    Ödül töreni 18 Mayıs 2021’de İsviçre’nin Cenevre kentinde çevrim içi olarak düzenlenecek WSIS Ödülleri Forumu’nda verilecek.

    Salgın sürecinde ödül getiren uygulamalar

    Adalet Bakanlığı’nca COVID-19 salgını dolayısıyla yargı hizmetlerinin aksamaması amacıyla birçok hizmet hayata geçirildi. Uluslararası kuruluştan ödül getiren düzenlemelerden bazıları şöyle:

    – Uzaktan çalışma modeli ile ağırlık olarak teknik personelin işlerini evlerinde devam ettirmeleri ve iş yerlerindeki bilgisayarlarına bağlanma imkanı sağlandı.

    – İntranet üzerinden erişilebilen sistemlere bağlantı için VPN yazılımı kullanılırken, uzaktan çalışanlar için yetkilendirilmiş depolama ortamları, iletişim ve video konferans araçları, proje yönetim araçları gibi uygulamalar yer aldı.

    – Bakanlık merkez birimlerinde uzaktan çalışmayı uygulamak isteyen personele yönelik dizüstü bilgisayar temini ve VPN hizmetleri verildi.

    – Yüz yüze toplantı ve ziyaretlere son verilirken, görüşmeler telekonferans ve video konferans yolu ile yapıldı. Önceden planlanmış ya da ihtiyaç duyulan toplantılar çevrim içi ortamlarda gerçekleşti. Düzenlenen toplantılara katılımda gizlilik ve yetkilendirilmiş kişilerin erişebilmesi esasları yerine getirildi.

    – İş yeri telefonlarının personelin telefonlarına yönlendirilmesi sağlandı.

    – Uzaktan Eğitim sistemi çevrim içi platformlar aracılığı ile COVID-19 farkındalık eğitimleri hazırlanarak kullanıcılara sunuldu.

    Mobil uygulamalar adalete erişimi hızlandırıyor

    Adalet Bakanlığı’nın geliştirdiği mobil uygulamalar da dijital marketlerde vatandaşların hizmetine sunuluyor. Bakanlığın geliştirdiği 5 mobil uygulamayla yargısal süreçler hızlandırılırken bir yandan da vatandaşların adalet hizmetlerine erişimi kolaylaştırılıyor. Avukatlar için CELSE, vatandaşlar için e-Adalet, uzlaştırmacılar için e-Uzlaştırmacı, Arabulucular için e-Arabulucu ve bilirkişiler için e-Bilirkişi uygulamaları ile cep telefonundan bilgi edinme kolaylığı sağlıyor.

    Ayrıca, Adalet Bakanlığınca geliştirilen e-Duruşma sistemi de 535 mahkemede uygulanıyor. Yeni sistem, koronavirüsle mücadele döneminde emek ve zaman tasarrufu sağlarken mahkemelerde oluşabilecek yoğunluğu da engelliyor.

    WSIS ödülleri

    18 ayrı kategoride verilen uluslararası prestijli bir ödül programı olan WSIS Ödülleri’ni Birleşmiş Milletler üye kuruluşlarının neredeyse tamamı destekliyor.

    Dünyanın en geniş kapsamlı bilgi iletişim teknolojileri gelişmelerini bir araya getiren organizasyon olan WSIS, ülkelerdeki bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişimini ve gelişmekte olan ülkelerin bilişim altyapılarını iyileştirmeye teşvik etmeyi amaçlıyor.

    Kaynak: TRT Haber

    Devamını Oku