a
Merve

Merve

19 Mayıs 2022 Perşembe

    Türk savunma sanayisinin ürünleri Romanya’da tanıtıldı

    Türk savunma sanayisinin ürünleri Romanya’da tanıtıldı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Füsun Aramaz fuara katılarak Türk savunma sanayisini temsil eden firmaların ürün ve hizmetleri hakkında bilgi aldı.

    Nurol Makina Stratejik Planlama Pazar Geliştirme Direktörü Emre Akın, uzun yıllardır Romanya’da varlık gösterdiklerini, farklı etkinliklerde yer aldıklarını ancak savunma fuarına ilk kez katıldıklarını söyledi.

    Akın, uluslararası alanda rekabetçi bir firma olarak Romanya ordusuna değerli katkılar sağlayacaklarını inandıklarını, fuara “Yörük” kamyonetiyle katıldıklarını belirterek envanterlerindeki diğer araçların da sunumunu yapacaklarını ifade etti.

    Nurol Yönetim Kurulu Savunma Danışmanı emekli Tuğgeneral Recep Özdemir, fuara katılanlara araçlarını tanıttıklarını, müşterilerine mevcut bir aracı satmaktan ziyade alıcıların ihtiyacı olan hususları belirleyip araçlarını ona göre özelleştirebildiklerini dile getirdi.

    Nurol Teknoloji İş Geliştirme Yöneticisi Ozan Yalçın, balistik koruma konusunda dünyanın en yetkin firmalarından biri olarak Romanya’daki bu fuar vasıtasıyla ürünlerini tanıtmak istediklerini vurgulayarak “Avrupa genelinde genel güvenlik konjonktürü çerçevesinde balistik koruyucu ürünlerin gerek kişisel, gerek platform olarak önemi her geçen gün daha iyi anlaşılıyor.” dedi.

    Karel Elektronik Savunma Sanayi Direktörü Senih Başol, Romanya’daki savunma fuarına ilk kez katıldıklarını belirterek iki önemli ürünleri zırhlı araçlarda haberleşmeyi sağlayan interkom çözümleri ve askerler arasında haberleşmede kullanılan PBX çözümlerini tanıttıklarını aktardı.

    AA

    Devamını Oku

    Küresel tedarik zincirindeki kırılmalar Türkiye’nin ihracatına fırsat olarak yansıyor

    Küresel tedarik zincirindeki kırılmalar Türkiye’nin ihracatına fırsat olarak yansıyor
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre, demir ve demir dışı metaller ihracatı, bu yılın ilk 4 ayında 2021’in aynı dönemine göre yüzde 46,7 artarak 5 milyar 309 milyon 759 bin dolara ulaştı.

    Nisan 2021’de 1 milyar 49 milyon dolar olan demir ve demir dışı metaller ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 43,2 artışla 1 milyar 502 milyon dolara yükseldi.

    Demir ve demir dışı metaller, geçen ay ihracatını en yüksek oranlı artıran 3. sektör olurken, Türkiye’nin toplam ihracatı içerisindeki payı da yüzde 6,4 olarak gerçekleşti.

    Geçen ay Türkiye’nin 73 kentinden ürünün ihraç edildiği demir ve demir dışı metaller sektöründe toplam ihracatın 827 milyon 991 bin dolarını İstanbul yaptı. Bu rakam, sektörün toplam ihracatının yüzde 55’ine denk geldi.

    Demir ve demir dışı metaller sektörü nisan ayında en fazla ihracatı 216,4 milyon dolar ile Almanya’ya yaptı. Almanya’yı 113,3 milyon dolar ile İtalya ve 91,6 milyon dolar ile ABD takip etti. En çok ihracat yapılan bölge olan Avrupa Birliği ülkelerine ihracat nisan ayında yüzde 61,1 artarak 863,8 milyon dolar olarak gerçekleşti.

    “Talep patlamasından ötürü ihracatta rekorlar kırıyoruz”

    İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada sektörün en çok ihracat gerçekleştirdiği ülke olan Almanya’ya, Nisan 2022 döneminde en çok ihracat “alüminyum çubuk-profiller” ürün grubunda, geçen yıl aynı aya göre yüzde 120,1 artarak 64 milyon dolar olarak gerçekleştiğini söyledi.

    Tecdelioğlu, söz konusu dönemde Almanya’ya sektör ihracatının “alüminyum sac levha” ürün grubunda geçen yılın aynı döneme göre yüzde 145,4’lük kayda değer bir artışla 29,4 milyon dolar olduğunu dile getirdi.

    İhracatın en büyük artış nedenini dünya ticaretinde Türkiye’nin odak noktası olması olarak vurgulayan Tecdelioğlu, “Lojistikten dolayı ülkemizin büyük fırsatlar yakaladığını düşünüyorum. Çin’in kapanmasından dolayı dünya ciddi anlamda tedarik sıkıntıları yaşıyor.” ifadelerini kullandı.

    Tecdelioğlu, gemi haritalarına da bakıldığında Çin ve etrafında binlerce geminin yükleme ve boşaltma yapamadığını belirterek, “Bu da ciddi anlamda tedarik zincirinin kırılmasına ve dünyada ürün bulma, ürün tamamlamayla ilgili olarak ülkemize doğru bir fırsatı doğmasına neden oluyor. Bu fırsatları ihracatçılarımızın iyi değerlendirdiğini düşünüyorum. Talep patlamasından ötürü ihracatta rekorlar kırıyoruz.” yorumunu yaptı.

    İhracatta rekorun diğer bir nedenin de emtia fiyatlarının yükselmesi olduğuna işaret eden Tecdelioğlu, “Emtia fiyatları yükseldiği için aynı miktarda ve aynı tonajda da işler yapsak şimdi daha yüksek fiyatlara satabiliyoruz. Bu da tonaj ve değer bazında yükseliş sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    AA

    Devamını Oku

    Hac ve umre işlemleri e-Devlet’te tek çatıda toplandı

    Hac ve umre işlemleri e-Devlet’te tek çatıda toplandı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    “Hac İşlemleri e-Devlet Kapısında” tanıtım programı, Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonu’nda yapıldı.

    Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, teknolojinin tüm imkanlarını diyanet hizmetlerinde kullanmaya gayret ettiklerini, Dijital Daire Başkanlığının, dijital alandaki etkinliğini en ileri düzeye taşımayı hedeflediklerini söyledi.

    Özellikle yeni neslin ilgisini çekebilen, ihtiyaçlarına, becerilerine ve gönül dünyalarına hitap edebilen nitelikli yayınlar ve içeriklerle onları buluşturmak için çalıştıklarını kaydeden Erbaş, salgın süresince, Kur’an-ı Kerim öğretimi, eğitim hizmetleri, irşat hizmetleri, aile, gençlik hizmetlerine yönelik çalışmaları, dijital mecralardan devam ettirdiklerini anlattı.

    Başkan Ali Erbaş, İslam’ın evrensel değerlerini dijital mecralar yoluyla tanıtmak amacıyla dijital yayın formatlarına uygun ve her yaştan kullanıcıya hitap eden içerikler üretmeye devam ettiklerini, bu hizmetlere büyük bir ilginin olduğunu da memnuniyetle gördüklerini dile getirdi.

    Son 3 ayda sadece yayın sitelerinde 15 milyonu aşkın görüntülenme, e-kitap ve sesli kitap uygulamalarından 1 milyon civarında indirilme gerçekleştiğini, sosyal medyadan yapılan paylaşımların da milyonlarca kez izlendiğini aktaran Erbaş, emeği geçenlere teşekkür etti.

    Hac ve umre alanında başvuru takip ve benzeri iş ve işlemlerin, dijital ortamlardan yapılmasının çok sevindirici olduğunu vurgulayan Başkan Erbaş, “Hac hem mali hem bedeni ibadettir. Dolayısıyla kapsamı çok geniştir. Müminler için en büyük, en heyecanlı ibadetlerden birisidir hac ibadeti. Tarifi imkansız bir heyecandır. Aynı zamanda hacca ve umreye gidenler, gidecek olanlar, başvuruda bulunanlar ve onların aile ve yakınlarını da düşündüğümüzde, milyonlarca vatandaşımızın gündeminde olan bir ibadettir hac ibadeti, umre ibadeti. Dolayısıyla Başkanlığımız hac ve umre hizmetlerine çok büyük bir ehemmiyet vermektedir.” diye konuştu.

    “Diyanet İşleri Başkanlığının hac organizasyonu her açıdan örnek”

    Ali Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığının hac organizasyonunun her açıdan örnek olduğunu, dünyada hac organizasyonu yapan tüm ülkelerin Türkiye’yi örnek aldığını ifade etti.

    Hac ve umre ibadetleri ile ilgili bilgi edinmeden başvuru yapmaya, işlemlerin takibinden ibadetlerin ifasına kadar her alanda hizmet standartlarını her geçen yıl daha da üst seviyeye çıkardıklarına işaret eden Erbaş, şöyle devam etti:

    “Bunun bir örneği olarak, vatandaşlarımızın hacca ve umreye başvuru, kayıt ve takip gibi işlerini, e-Devlet üzerinden yapabilmelerini sağladık. Bunun altyapısını ve programlarını oluşturduk. 22 Nisan 2022 tarihinden itibaren umre ve Kudüs ziyaretlerine ilişkin kayıtlar e-Devlet Kapısı üzerinden alınmaya başlandı, halen kayıtlar bu şekilde alınmaya devam etmektedir. 9 Mayıs 2022 tarihinden itibaren de hac organizasyon tercihi ve hac kesin kayıt işlemleri e-Devlet üzerinden yapılabilmektedir. Vatandaşlarımızın işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebilmesi için hizmeti nasıl kullanacaklarını anlatan eğitim videoları eklenmiştir. Hac ön kayıt, kura sonuç, organizasyon seçimi, kesin kayıt işlemleri ile eğitim, aşı, pasaport, kutsal topraklara gidiş dönüş, otel bilgileri ve kafile görevlilerine ilişkin bilgilerin bulunduğu ilave hizmetler, hac işlemleri çatısı altında tek bir hizmette toplanmıştır. Vatandaşlarımız e-devlet kapısı üzerinden hac işlemlerine girdiğinde, hangi aşamada bulunuyor ve hangi işlemi gerçekleştirmek istiyor ise o menüden işleme başlayabilecektir.”

    Erbaş, bu hizmetlerin gerçekleştirilmesinde destek veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığı Dijital Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, Türksat Genel Müdürlüğü’ne ve emeği geçenlere teşekkür etti.

    “e-Devlet adeta devletin kısa yolu”

    Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç da Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin yapay zeka, siber güvenlik ve kamu kurumlarının dijital dönüşümü gibi birçok projeye öncülük ettiğini söyledi.

    Bu çalışmaların en önemlisinin e-Devlet Kapısı olduğunu vurgulayan Koç, “e-Devlet Kapısı bugün 3 milyarın üzerinde giriş yapılan, 59,2 milyon kullanıcısı olan, 870 kurumumuza ait 6 bin 563 hizmetin var olduğu, belki dünyanın en büyük dijital platformu ve bunu biz hep sizlerle beraber gerçekleştirdik. Bu dijital platformlara biz her gün yeni hizmetler koymak istiyoruz. Çünkü vatandaşlarımıza hizmetlerin en iyisini, en hızlı şekilde, en kaliteli şekilde ulaştırmak istiyoruz. Çalışma hayatım, ikametgahım, araçlarım gibi bütünleşik hizmetlerle de her geçen gün yeni yeni hizmetler eklemeye devam ediyoruz.” dedi.

    En son yaptıkları memnuniyet anketi sonucuna göre, e-Devlet ile yüzde 95 oranında bir memnuniyeti karşıladıklarını belirten Koç, dünyadaki muadillerine bakıldığında, e-Devlet’in en efektif uygulama olduğunu kaydetti.

    Videolarla başvurular öğrenilebilecek

    Her yıl hac, umre ve Kudüs’e gitmek için binlerce vatandaşın başvuru yaptığını, artık bunların hepsini e-Devlet Kapısı’na aldıklarını aktaran Ali Taha Koç, “Hac ibadeti için çıkan bu mukaddes yolculuk, tarih boyunca hep güzel anılarla, hikayelerle bezenmiştir. Bizler de büyüklerimizden hac ve umreden döndükten sonra bu uzun yolculuğa ilişkin birçok anı dinledik. Bugün ise dijitalleşme ile birlikte her şeyin daha hızlı yapıldığı ve daha hızlı yaşandığı bir ortamdayız. Kutsal topraklarımıza da artık uzun olmayan yolculuklar vasıtasıyla ulaştığımız bir dönemdeyiz.” diye konuştu.

    Hac ibadetlerini daha rahat bir hale getirebilmek amacıyla işlemleri dijitalleştirdiklerini bildiren Koç, şu bilgileri verdi:

    “2018 yılında ilk hac kafile sorgulama işlemini e-Devlet’e aldık. 2019 yılında hac kayıt ön işlem müracaatlarını, 2020 yılında da kura sorgulama işlemini e-Devlet’e aldık. Bugün vatandaşlarımız, 26 Nisan 2022 tarihinden itibaren umre ve Kudüs turlarına başvuruyu e-Devlet Kapısı’ndan ve 9 Mayıs 2022 tarihi itibariyle de hac işlemlerinin hepsini kolay bir şekilde, 59,2 milyon kullanıcımızın kolay bir şekilde e-Devlet Kapısı’ndan yapmasını sağlamış olduk. Bu hizmetlerde ön kayıt başvurusundan tutun, kura sonuç ve durum sorgulamasına, organizasyon tercihinden kesin kayıt işlemlerine, ilave hizmetler olarak da sadece Bakanlıklarımızı ilgilendiren pasaport, aşı, uçuş ve konaklama, ödeme planı ve her türlü hizmet için tek bir pencereden bir ortam hazırlandı. Her adımın teker teker videosunu oluşturduk ve bunu e-Devlet Kapısı’na koyduk. Vatandaşlarımız, dijital okuryazarlıkları ne kadar olursa olsun, kolay bir şekilde, videoyu izleyerek başvurularını kendi yapabilir hale gelecek.”

    Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç, kesin kayıt işlemi yapıldıktan sonra pasaport süresi dolanların işlemlerinin de aynı pencereden yapabileceğini ifade etti.

    “Başta umre ve hac ibadetleri olmak üzere, Kudüs’e gidecek vatandaşlarımızın işlerini kolaylaştıracak e-Devlet çatısı altında seyahatlerin başından sonuna kadar her birinin zahmetsiz geçmesini sağlayacak adımları artık atmış bulunmaktayız.” diyen Koç, hızlı, kaliteli ve en önemlisi de güvenli bir dijital platform sağlamaya devam edeceklerini, e-Devlet Kapısı’nın her alanda vatandaşların hizmetinde olacağını kaydetti.

    AA

    Devamını Oku

    Darphane Müzesi, ziyaretçilerini paranın tarihini keşfe çıkarıyor

    Darphane Müzesi, ziyaretçilerini paranın tarihini keşfe çıkarıyor
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Darphane Müzesi koleksiyonuna ve ziyaretçilerin görebileceği eserlere ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan Kıymetler Muhafızlığı Amiri Yaşar Çukur, Antik Yunan’dan Orta Çağ Avrupası’na, Osmanlı Döneminden Cumhuriyet’e, yaklaşık 13 bin eserin müzede olduğunu söyledi.

    Çok kıymetli para, madalya ve nişanların müzede bulunduğuna dikkati çeken Çukur, “Koleksiyonumuzda çok önemli parçalar var. Lidyalıların ilk parasından Fatih Sultan Mehmet’in, altın sultani parasına, Artuklu paralarından resimli paralara, Selçuklu paralarına kadar çeşitli paralar mevcut.” dedi.

    Çukur, Darphane’nin ürettiği bütün paraların arşivde muhafaza edildiğini, kanunlar gereği her paradan ikişer adetin arşive alındığını kaydetti.

    Darphane kelimesi 900 yıldır kullanılıyor

    Randevu alan herkesin müzeyi ziyaret edebileceğini aktaran Çukur, Darphane’nin kuruluşuna ilişkin şu bilgileri verdi:

    “Darphane yaklaşık 555 yıldan beri resmi olarak var. Ancak bu topraklarda 900 yıldır Darphane kelimesi kullanılmakta. 1453-1467 Darphanemizin resmi kuruluş yıl dönümü. Bugüne gelinceye kadar 3 isim, 3 (kez) de çalışma şeklini değiştirdi.

    1467 yılından 1687 yılına kadarki dönemi ‘geleneksel dönem’ olarak adlandırıyoruz. Bu dönemde Darphane’nin ismi Darphane-i Amire olarak kullanılıyordu. 1687’den 1844’e kadar olan dönem ‘mihaniki dönemi’ yani makine dönemi. Bu dönemde daha çok makina yordamıyla yapıldı. 1844’den 1922’ye kadar ‘modern dönem’ olarak adlandırılıyor. Bu dönemde, Abdülmecit tarafından İngiltere’den buhar basınçlı makineler getirildi, bunlarla para üretildi. 1922’den günümüze, Darphane-i Milli olarak geçiyoruz. 1984’teki kararname ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlandı. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü olarak Türk milletine hizmet etmekteyiz.”

    Yaşar Çukur, müzede dünyada tek örneği olan eserlerin de yer aldığına vurgu yaparak, tek olan eserlere paha biçilemediğini sözlerine ekledi.

    360 kilogram altına eş değer 50 bin liralık banknot müzede
    Darphane Müzesi’nde 1916’da basılan ve o dönemde 360 kilogram altına eş değer, 50 bin liralık banknotun da yer aldığını belirten Çukur, “Darphane Müzesi 3 bölümden oluşuyor. İlk bölümde nişanlar, ikinci bölümde paralar, üçüncü bölümde ise madalya ve madalyonlarımız var.” diye konuştu.

    Çukur, dünyada kadınlara resmi olarak hediye edilen ilk nişanların “Şevkat Nişanı” adıyla anıldığını ve müzede görülebileceği dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Koleksiyonumuzdaki en güzel paralardan biri, ilk İslam parası. Bu parada Allah’ın birliğini gösteren İhlas Suresi var. Bu aynı zamanda İslam’ın bir manifestosudur. Paralar her zaman alışveriş için kullanılmıyordu. Bazen de zamanın haberini yapıyordu. Mesela ‘Ağlayan Kadınlar’ parası, Selahaddin Eyyubi öldüğü zaman üzülen, Mardin’deki Artuklulardan 4 kadını ağlar biçimde resmetmiştir. Abdülmecid döneminde bir dönem metal sıkıntısı çekilmiş. Paralar küçülmüş ve pul kıvamına gelmiş. Paranın pul olma deyimi de bu paralardan gelmektedir.”

    Darphane Müzesi Sergi Salonu, Genel Müdürlük Özel Kalemi’nden randevu alınarak, pazartesi ve çarşamba günleri 8.30-12.30 arasında gezilebilir.

    AA

    Devamını Oku

    Türk kahvesi Güney Kore’de menülere girdi

    Türk kahvesi Güney Kore’de menülere girdi
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    YEE’den yapılan yazılı açıklamaya göre, enstitü, 2019’dan bu yana faaliyet gösterdiği Güney Kore’de Türk kültürünün tanıtılması çalışmalarını sürdürüyor.

    YEE tarafından başlatılan “Türk Kahvesi Güney Kore’de” projesi kapsamında, Seul YEE ile Güney Kore’nin zincir kafe markalarından BeBridge iş birliği, Türkiye Cumhuriyeti Seul Büyükelçiliği, Türk Hava Yolları Seul Ofisi, Arzum Okka ve Kütahya Porselen’in destekleriyle Türk kahvesi Güney Korelilerle buluştu.

    Seul YEE ve Seul’de 23 şubesi bulunan BeBridge arasında imzalanan mutabakat metniyle Türk kahvesi BeBridge’in kafelerinde satışa sunulmaya başlandı.

    Proje hayata geçirilmeden önce Türk kahvesinin özgün tadının Güney Kore’de yakalanabilmesi için kafe çalışanlarına yönelik eğitim programları düzenlendi.

    BeBridge şubelerinde özel olarak baklava ile servis edilen Türk kahvesi, satışa sunulduğu ilk günden bu yana Güney Korelilerin yoğun ilgisini görürken, yüzlerce kişi etkinlik dahilinde yaşadıkları Türk kahvesi deneyimini fotoğraf ve videolar aracılığıyla sosyal medyada paylaştı.

    Proje kapsamında ilk 30 günde, BeBridge şubelerinde Türk kahvesi sipariş ederek bu deneyimini sosyal medyada paylaşanlar arasında yapılacak çekiliş ile 5 kişiye Seul-İstanbul gidiş dönüş uçak bileti, 5 kişiye fincan seti, onlarca hediye kuponu ve birçok hediye verilecek.

    AA

    Devamını Oku